31 Temmuz 2011

Görüşmeme hakkı

"ben" diyordu şarkısında gaga, "seniynen gonuşaman şoan!" (*)
Hararetli hararetli bir şey konuşuyoruz masada. Tam mevzunun en canalıcı bölümünde telefon çalıyor. Cevap verene kadar konunun asidi kaçıyor, masanın zaten dağınık olan dikkati iyice dağılıyor, birkaç kişi kalkıyor, telefonu kapatınca da konu neydi unutuluyor.

İşte deyim yerindeyse "pic" olan "muhabbet" buna deniyor.

29 Temmuz 2011

Alaçatı Ortamları-2

Gönlümüzün birincisi sörfçü abimiz Oğuz Kağan Özbenli
** Araya Amy Winehouse girdi ama anladım ki o hiç çıkmayacak girdiği yerden, kalbim açık bir yara gibi kalacak, yapacak bir şey yok. Hayat akmaya devam ediyor, biz de yazmaya. Bir faydası olur mu bilmem.

** Alaçatı'da 4 gün kaldık ve harika vakit geçirdik. "Sörfçüleri yaz!" ısrarına dayanamayarak, yüzyılın kıyağını geçiyorum sizlere. Ortam fotoğraflarından işte hiç yayınlanmamış o belgeler! 


25 Temmuz 2011

Biz seni neden sevdik biliyor musun?

o artık bir efsane
Kederlenmemek elde değil.

Belki de, sen en kederli şarkıları söylediğin için kederlenmektir bu, bilemedim. Ne zaman düşse boğazından bildik birkaç söz, sanki ruhunun ta derinlerini görüyormuş gibi seni kendimize benzettik. Sanki bir gün bir yerde tanışsaydık "bizim de senle aynı aşka isyan etmişliğimiz var!" diyecektik.

23 Temmuz 2011

Alaçatı ortamları-1

alaçatı sahillerinde bekliyorum
Epey rötarlı bir yolculukla Alaçatı'daki Sörf Festivali'ne geldik Perşembe sabahı. Yanımda uzun zamandır tanışıp, hiç uzun uzadıya konuşma fırsatımın çıkmadığı Tolga Akyıldız ve Melike Karakartal... (Ki Melike'yle Twitter'da tanıştık aslında, bu da çok ilginç bir şey. Bir yüzyüze tanışması eksik kalmış demek ki.)

Perşembeden beridir buradayız, Alaçatı'da. Hayatımda ilk kez Çeşme görmüş bir insan gibi, hemen her şeye hayretle bakıyorum: "Aaa o da burda!" Uçakta bile arkadaşımla karşılaştım. Pazar'a kadar da buradayız ve daha kimlerle karşılaşacağız, hararetle bekliyorum.

19 Temmuz 2011

Hezarfen'de ikinci yarı yüzleri güldürdü

"sen insansan ben üçlü prizim" demiş onur erdem, katılıyorum!

öyle değil böyle olur dercesine
 Nasıl güldürmesin?

Sükunet içinde geçen bir Cumartesi sonrası ilk hedef 18:00'de sahne alacak Athena'ydı. Öncesinde can ciğerlerimiz Şehnaz ve Sine'nin Dancing Birds Feel the Beat ve çok merak edip bir türlü tavaninglerine katılamadığım Club Bangkok vardı ama ne yazık ki bir gece öncesinin kafasıyla gündüz setlerine yetişemedik. Ne olur affedin!


17 Temmuz 2011

Hezarfen'de ilk yarı beraberlikle tamamlandı

kalabalık ve sıcak ama şahaneee!

Rock'n Coke, yıllarımızın, hatta neredeyse ilkgençliğimizin festivali...

Bir başka oldum kapıdan içeri attığımda kendimi. Benim ve birçok kimse için en özel senesini 2005'te Korn ve The Cure ile yapan efsane Hezarfen'de yeniden hayat bulmuş, gitmemek olmaz.

Ne yalan söyleyeyim, ilk günün headliner'ları Limp Bizkit ve Motörhead çok da ilgi alanıma girmiyor. Ne de olsa ben o sahnede nice Chris Cornell'ler, Manic Street Preachers'lar, Franz Ferdinand'lar, The Prodigy'ler, Skin'ler izlemiş insanım... Beni kesmez. Ama gene de RNC'nin hatrı var. 5. yıl özel tişörtümü hala giyerim (eskimedi de). The Kooks da severim.. Öyleyse ona yetişeyim, dedim...

14 Temmuz 2011

Kısa kısa müzik haberleri (Mayıs-Temmuz 2011)

Genç Osman Yavaş
Genç Osman Yavaş ortaya çıktı

90’ların en mühim gruplarından biriydi Mavi Sakal, hatırlarsanız. Grubun “Ne Kadar”, “İki Yol” gibi şarkıları 90’ların marşlarındandı. O dönem ilkgençliklerini yaşayan birçok insan, özellikle de genç kızlar için de solist Genç Osman Yavaş’ın mühim bir yeri vardı. Ne zamandır ortalıkta görünmeyen Genç Osman Yavaş, Meksika’ya Sevgilerle adlı grubuyla sahalara geri döndü. Birkaç yıl önce Hindiba grubunu da kuran Yavaş, bu albümde “Young Man Slow” ünvanıyla punk, pop ve çingene müziğinin bir birleşimiyle farklı bir yelpazede müzik yapıyor. Grubun geri kalanı ise “ünvanlarıyla” birlikte şöyle: Tolga Erkök (Das Makinist), Serkan Özkaya (Kapitan Futuro) ve Cevdet Tosyalı (Kapitan Savor).

*** 26 05 2011 tarihli Aktüel'in Müzik sayfasında yayınlanmıştır ***