24 Ağustos 2009

Pearl Jam'in gizli 9 kapağı


20 Eylül'de Pearl Jam dokuzuncu stüdyo albümleri Backspacer'ı yayınlamadan evvel, resmi sitelerinde şık bir hareket yaptı ve
Tom Tomorrow tarafından hazırlanan dokuz ayrı Backspacer kapağını internete saldı.

Her bulduğunuz kapağa tıkladığınızda o kapak sizi resmi siteye yönlendirdi ve böylece 9 parçalık puzzle'ı tamamlamak bize düştü, çünkü işin ucunda albümden Speed of Sound'un yayınlanmamış (ve muhtemelen de hiç yayınlanmayacak) demo versiyonunu indirmek gibi bir güzellik gizliydi.

Pearl Jam yazımı yazma esnasında 3 günümü bu işe ayırdım, bloglarda ya da forumlarda açıklanan 9 siteden (ki bunların açıklanması da zaman aldı) uzak durmaya çok çaba sarfettim, sonra bir ara vazgeçtim, sonra yine sardırdım. Ve 9 ayrı albüm kapağını internetin karanlık dehlizlerinde alnımın akıyla bularak (nihayet!!) hemen Speed of Sound'umu indirdim.

İnternette dolanarak spoiler bulmanız zaten mümkün ama "ben de emek vererek şarkımı bileğimin hakkıyla indiragandi!" diyorsanız kolay gele... Zira Google'da "Pearl Jam, Backspacer album art" falan yazmak bir yere kadar sonuç veriyor...

Şarkıyı merak edenler buraya buyursun, oyuna dahil olmak isteyenler buraya...

19 Ağustos 2009

Rüzgarın köküne kibrit suyu sıkan grup: Kurban

İzmir, Foça'da düzenlenen eski Zeytinli Rock Fest, yeni Foça Rock Tatili'nde sahne alan Kurban algılarımızın ayarıyla oynadı, değerli blogseverler.

Neden? Çünkü onları epey özledik. Ve Fatih No More konseri öncesi kısa ve ruhsuz bir sahneyle karşılaşınca şaşırdık. Bu adamlar asker öncesi son konserlerinde o melun Studio Live'ın düdük kadar alanında bangır küldür çalıp ortalığı dağıtan, nefes aldırmayan bir sıcakta ve kalabalıkta bile mekanı harlayan, sahneye kilitleneyim derken küçücük alanda telef olmamıza neden olan adamlar mıydı? Olamazdı. Sanki bitse de gitsek, der gibi çalıyorlardı. Belli ki Mike Patton'ın ağırlığındandı. Onu saymadık. Bu nedenle Foça performansı onları 99 döneminden beri dinleyen sadık kitlesi için pek önemliydi. Üstelik tam da elemanlar "Nerde kalmıştık?" diye iki sene önce yeniden birleşmiş ve yeni albüm kayıtlarına girişmişken.

Yine ile ortalığa hayli hardcore daldı abiler. Ama kendilerine yıllar yılı hardcore denmesinden pek hazzetmiyor olsalar gerek, yeni albümün çok "heavy metal" olacağını da söylemeden geçmediler. Yeniden uzatmaya başladığı saçlarıyla hayli karizmatik duran Deniz Yılmaz ve saçı sakalı birbirine karışmış, görenin ilk bakışta "nerede o güzel kırmızı saçlar" dediği Burak Gürpınar arasındaki diyalog pek güzeldi. Hele ki ikilinin Ters Sert albüm kaydı sırasında yaşadıkları gerilimi cümle alem biliyorken, hele ki Deniz Burak'ın Athena'ya gelin gittiğini öğrendiğinde iyice dellenmişken, nihayet buzlar erimiş ve sahnede o bildiğimiz Kurban olunmuştu. Bildiğiniz üzere bir Kurban bayramında kurulup, yıllar sonra bir Kurban bayramında yeniden birleşti, ekip. Ve ne oldu? Yeni şarkılar, yeni kayıtlar ancak Deniz'in askerlik dönüşüne denk geldi. İnsanlar yeni şarkılar istiyordu ve internette ekibin 99'da kaydettiği demonun bile kaydını bulup dinlemiş, tüketmişlerdi. "Ne yapsın insanlar?"dı, vakti gelmişti.

Gördük ki Kurban Ekim ayına albümü yetiştirmeyi planlarken, sahnelere hızlı bir geri dönüş yapmayı da ihmal etmedi. Foça Rock Fest'te de olanca rüzgara ve yerden insanın gözbebeklerine kadar savrulan kuma rağmen, babalar gibi çaldı. Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Lambaya Püf De, Kara Toprak ve Namus Belası cover'ları enfesti. Suç Bende'ler, Yalan'lar, Ben Değilim'ler gırla gitti. Ama en ilginç an, Sorma çalarken alanda bulunan yaklaşık 20 bin gencin 10 senelik mazisi bulunan bu şarkıyı kelimesi kelimesine ezber etmiş olmasıydı. Bu gençlere ve bastaki ustalığını konuşturan şahane insan Kerem Tüzün'e şapka çıkartılmalıydı. Grubun temiz yüzlü yakışıklı çocuğu Özgür Kankaynar biraz geri planda kalmıştı, ama olsundu. Yeni albümden Soykıran çaldı, bu kez Faith No More öncesi çalınan Sahip çalmadı. Bir saati biraz geçen performans eğlendirdi, Kurban fanlarının ağzına bir parmak bal çaldı.

"Bu gece rüzgarın köküne kibrit suyu sıkacağız!" diye haykırıyordu, konserin sonlarına doğru solist Deniz Yılmaz: "Ne istiyorsunuz, söyleyin verelim!"

Söyleyelim, yeni şarkıları ezberlemek istiyoruz, ey Kurban.
Daha büyük sahnelerde, daha güzel ses sistemlerinde çalınız istiyoruz.
Ve rock yaptıklarını sanan bir avuç işbilmezin köküne kibrit suyu sıkmanızı...

Hell, yeah!

10 Ağustos 2009

Günaydın..


Isınıp uyumayı unut
Sarılıp ağlamayı da
Günaydın
Gittim ben...

"Günaydın, gittim ben" çalıyordu, her yanına gittiğimde.. Ben o zamanlar stajyerken radyoda, o program yapıyordu. Dünyanın en güzel seslerinden biriydi, bana göre. Ben o kadar aşık değildim mikrofona, o aşıktı, görüyordum gözlerinde, tutkulu olmak öyle bir şeydi.. Çok istemek ve başarmak öyle bir şeydi.

Sevgili arkadaşım Beyzah Alabay'ı kaybettiğimizin üzerinden bir sene geçti. 9 Ağustos günü ben de onun için "Günaydın gittim ben" çaldım, düşündüm, çok çabuk ve acımasız geçiyor zaman, kötülüklerin de iyiliklerin de üzerinden..

Yasemin bu fotoğrafı koyduğunda Facebook'taki sayfasına, gülümsedim, gözlerim doldu ama çaktırmadım, ince ince sızladı içimin bir yerleri, düşündüm, insan hakikaten her şeye alışabilir mi diye...

Huzurla uyu, sevgili arkadaşım Beyzah, mutlusundur umarım gittiğin yerde.. Serhan'a da selam söylemeyi unutma.